“Allah Kurtardı” Dedi: Dilber Akgül Tedavi Edilmediğini ve Ölüme Terk Edildiğini Öne Sürdü
22.01.2026 Tarihinde 155’i Aradı, 112 Geldi… Dilber Akgül’e Baskı ve Aşağılama İddiası Gündemde: “Devlet Vatandaşına Böyle mi Yardım Eder?”
“Üyelikten Ayrılmak İstedi, Kapı Duvar Oldu: Mersin Matbaacılar Odası’nda Dilekçe Krizi İddiası”
GERÇEK GÜNDEM SOKAKTA, HALK KONUŞUYOR;TÜRKİYE DİNLİYOR
HALKIN SESİ DİLBER AKGÜL
www.akdenizgunes.com AKDENİZ GÜNEŞ HABER GAZETESİ
“Allah Kurtardı” Dedi: Dilber Akgül Tedavi Edilmediğini ve Ölüme Terk Edildiğini Öne Sürdü
22.01.2026 Tarihinde 155’i Aradı, 112 Geldi… Dilber Akgül’e Baskı ve Aşağılama İddiası Gündemde: “Devlet Vatandaşına Böyle mi Yardım Eder?”
“Üyelikten Ayrılmak İstedi, Kapı Duvar Oldu: Mersin Matbaacılar Odası’nda Dilekçe Krizi İddiası”
Mersin’de esnaf Dilber Akgül, üyelikten ayrılmak istediği Matbaacılar Odası’nda dilekçesinin kabul edilmediğini, yaşadığı yüksek tansiyon ve sinir krizi sırasında ise yardım çağrılarının karşılıksız kaldığını iddia etti. Akgül, “Ölüme terk edilmiş gibi hissettim” diyerek yaşananların araştırılmasını istedi.
Mersin’de Matbaacılar Odası’na kayıtlı esnaf Dilber Akgül, 22 Ocak 2026 tarihinde yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşarak hem oda yönetimine hem de acil yardım sürecine ilişkin çok ağır iddialar dile getirdi. Akgül, üyelikten ayrılmak için verdiği dilekçenin oda yönetimi tarafından kabul edilmediğini, yaşadığı sağlık krizi sırasında ise devletin acil yardım mekanizmalarından yeterli destek alamadığını öne sürdü.
“Allah’a Sığındım, Tek Duam Ölmemekti”
Yaşadığı süreci “ölüme terk edilme hissi” olarak tanımlayan Dilber Akgül, kriz anında hayatta kalmasını yalnızca Allah’a sığınmasına bağladığını ifade etti. Akgül, “O an tek duam ölmemekti. Allah kurtardı” sözleriyle yaşadığı çaresizliği dile getirdi.
Dilekçe Krizi İddiası
Akgül’ün iddiasına göre, 22 Ocak 2026 günü öğle saatlerinde Mersin Matbaacılar Odası’na giderek üyeliğinden ayrılmak istediğini bildirdi. Ancak dilekçesinin alınmadığını, oda çalışanlarının bunun başkan talimatı olduğunu sözlü olarak kendisine ilettiğini savundu.
Akgül, oda başkanı tarafından kendisine, “Şu an çıkamazsın”, “Seçimden sonra gel görüşelim” şeklinde ifadeler kullanıldığını ileri sürerek, üyelikten ayrılma talebinin bilinçli şekilde ertelendiğini iddia etti. Bu durumun esnaf üzerinde aidat baskısı oluşturduğu yönünde ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtti.
155’i Aradı, 112 Geldi… İddialar Gündemde
Dilber Akgül, aynı gün yaşadığı sağlık krizinde 155 Polis İmdat hattını arayarak yardım istediğini, kendi imkânlarıyla hastaneye gidecek durumda olmadığını söyledi. Yapılan yönlendirme sonrası 112 Acil ekiplerinin olay yerine geldiğini belirten Akgül, ancak gelen ekiplerin kendisine yönelik psikolojik baskı, bağırma ve aşağılayıcı tutum sergilediğini iddia etti.

“Tansiyonum Ölçüldü Ama Tedavi Edilmedim”
Yüksek tansiyon ve sinir krizi geçirdiğini ifade eden Akgül, sağlık ekiplerinin yalnızca tansiyon ölçümü yaptığını, değerlerin yüksek olmasına rağmen herhangi bir tedavi uygulanmadığını öne sürdü. Sedye ile alınması gerekirken yürümeye zorlandığını, yürüyemediği için merdivenlerden sürünerek inmeye çalıştığını ve bu sırada düştüğünü iddia etti.
Akgül, “Yüksek tansiyon beyin kanaması ve felç riski taşır. Buna rağmen ‘kalk yürü’ denildi” sözleriyle yaşadıklarını anlattı.
Hasta Hakları ve Kamu Hizmetleri Tartışması
Yaşadıklarının ardından sağlık hizmetleri ve hasta hakları konusunda ciddi soru işaretleri oluştuğunu belirten Akgül, yardım çağrılarının karşılıksız kaldığını, kriz anında yalnız bırakıldığını savundu. Olayın hem sağlık sistemi hem de kamu hizmetlerinde vatandaş-devlet ilişkisi açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“İlgili Kurumları Göreve Çağırıyorum”
Dilber Akgül, anayasal bir hak olan üyelikten ayrılma talebinin engellenemeyeceğini belirterek ilgili kurumları göreve çağırdı. Yaşadıklarının yalnızca kendisine özgü olmadığını düşündüğünü ifade eden Akgül, iddiaların araştırılmasını ve sorumlular hakkında gerekli incelemelerin yapılmasını istedi.
155 ve 112’ye yapılan çağrılarla başlayan kriz iddiaları burada bitmiyor. Aynı gün yaşanan yeni gelişmeler, tanık anlatımları ve çarpıcı detaylar kamuoyuyla paylaşılmaya devam edecek. Bu yaşananlar sadece ilk bölümdü.

